Sağlık sisteminde sıkça duyduğumuz bir cümle vardır:
“Sonuçta hemşire değil mi? Her yerde çalışır.”
İlk bakışta pratik ve hatta eşitlikçi görünen bu cümle, sahadaki karşılığı düşünüldüğünde ciddi bir yanılgıyı içinde barındırmaktadır. Hemşirelik elbette tek bir meslektir; ancak mesleğin icra edildiği alanlar aynı bilgi, beceri ve refleksi gerektirmez. Diploma ve kadro unvanının aynı olması, her hemşirenin hiçbir hazırlık yapılmadan, oryante olmadan her birimde aynı disiplin ve mesleki güvenlik düzeyiyle çalışabileceği anlamına gelmez.
Değerli okurlar, bu farkın en görünür olduğu yerlerden biri ameliyathanedir.
Ameliyathane hemşiresi; steril alanın korunmasından cerrahi alet ve malzeme sayımına, implantların sterilliğinden numune güvenliğine, doğru hasta-doğru işlem-doğru taraf kontrolünden ekip içi koordinasyona kadar birbirine bağlı çok sayıda kritik görevi yürütür. Cerrahın bir sonraki adımını öngörmek, olası cihaz arızasını veya sterilite ihlalini zamanında fark etmek, beklenmeyen bir durumda doğru malzemeyi gecikmeden hazırlamak çoğu zaman kitap bilgisinden çok daha fazlasını gerektirir. Ameliyathane hemşireliğinin yetkinliğini inceleyen araştırmalar da bu alanın teorik ve pratik bilginin yanında gelişmiş iletişim, ekip çalışması ve ameliyatların olağan akışını yönetme becerisi gerektirdiğini ortaya koymaktadır.[3,4,8]*
Nitekim video kayıtları üzerinden deneyimli ve daha az deneyimli scrub hemşirelerini karşılaştıran bir araştırmada, deneyimli hemşirelerin görev önceliklendirme, planlama ve farkındalık göstergelerinde daha güçlü performans sergilediği belirlenmiştir.[5] Bu bulgu bize basit ama önemli bir gerçeği hatırlatmaktadır: Ameliyathanede deneyim yalnızca “kaç yıldır çalışıldığı” değildir; risk ortaya çıkmadan önce onu sezebilme kapasitesidir. Konuyla ilgili yapılmış araştırmaları yazının en altına kaynaklar kısmına ekledim.
Şimdi yıllarca ameliyathanede çalışan bir hemşireyi, yeterli oryantasyon ve gözetim sağlamadan bir yataklı servise verdiğimizi düşünelim. Servis hemşireliği; uzun süreli bakımın planlanması, ilaç ve tedavi takibi, hasta ve yakınlarıyla sürekli iletişim, taburculuk eğitimi, klinik değişikliklerin vardiya boyunca gözlenmesi ve çok sayıda hastanın eş zamanlı bakımının yönetilmesi üzerine kuruludur. Ameliyathane hemşiresi mesleki birikimini kaybetmiş değildir nitekim temel hemşirelik girişimleri bakidir ; fakat günlük uygulama bağlamı değişmiştir. Yeni birimin iş akışına, ilaç süreçlerine, kayıt düzenine ve hasta profiline yeniden uyum sağlaması gerekir.
Benzer şekilde yıllarca onkoloji servisinde çalışan son derece deneyimli bir hemşireyi doğrudan ameliyathaneye koymak da doğru değildir. Çünkü burada tartışılan husus, kimin daha iyi hemşire olduğu değil; hangi hemşirenin hangi iş için hazırlanmış ve donanımlı olduğudur. Sağlık Bakanlığının ameliyathane, onkoloji, yoğun bakım, yenidoğan ve benzeri alanlar için ayrı sertifikalı eğitim programları öngörmesi de hemşirelik içindeki yetkinlik alanlarının birbirinden farklı olduğunun kurumsal kabulüdür.[7]
Meseleyi ameliyathanenin kendi içinden de ele alalım. Bir göz ameliyathanesinde çalışan hemşire ile ortopedi ameliyathanesinde çalışan hemşirenin kullandığı cihazlar, enstrüman- kemik setleri, sarf malzemeleri, implantlar,lensler ve ameliyat akışları aynı değildir. Vitrektomi cihazını (vrc) , sıvı-hava değişimini ve göz içi tamponad malzemelerini tanımakla total diz protezinde implant bileşenlerini, kemik çimentosunu ve set sıralamasını yönetmek farklı birikimlerdir. Temel cerrahi ilkeler ortaktır; fakat güvenli uygulamayı sağlayan ayrıntılar branşa özgüdür. Bu nedenle ameliyathane içinde dahi branşlaşma artık bir ayrıcalık değil, hasta güvenliğinin gereğidir.
Elbette acil ve olağanüstü durumlar istisnadır. Hizmetin durmaması için geçici görevlendirme yapılabilir. Ancak acil durum istisnasını gündelik personel yönetimi rutinine dönüştürmek hukuken savunulabilir değildir. Rotasyon yahut görevlendirme yapılacaksa bunun adı “boşluğu kapatmak” değil; yetkinlik değerlendirmesi, planlı oryantasyon, kıdem durumu, gözetimli ve kademeli yetkilendirme olmalıdır. Aksi hâlde kurum, öngörülebilir bir riski personelin bireysel çabasıyla telafi etmeye çalışmış olur. Zira bu tüm branş ve birimler için aynı şekilde değerlendirilmelidir. Yıllarca onkoloji hastalarını görmüş ve bu hastaların tedavi ve bakım süreçlerine hakim bir hemşireyi alıp yerine yıllarca sterilizasyon ünitesinde çalışmış bir hemşirenin görevlendirildiğini düşünürsek, bu ciddi bir hasta güvenliği sorununa yol açacaktır. Onkoloji hastalarının ilaçları ,bakımı, takibi ayrıdır ve o alana özgü bilgi ve donanım gerektirir. O nedenle bu alana özel oryantasyon süreci almadan, hizmet sorumluluğunu üstlenen bir hemşirenin malpraktis riskinin son derece yüksek olacağını hesaba katmak önem arz edecektir.
Sık değişen ekiplerin etkisi de dikkatle değerlendirilmelidir. Cerrahi ekip aşinalığına ilişkin 15 çalışmayı ve 24.340 ameliyatı kapsayan sistematik derleme, daha aşina ekiplerin özellikle ameliyat süresi bakımından daha verimli olabildiğini; buna karşılık klinik sonuçlara ilişkin bulguların daha değişken olduğunu göstermektedir.[10] Dolayısıyla “aynı ekip her komplikasyonu önler” demek bilimsel olarak aşırı ve iddialı olur. Buna rağmen istikrarlı ekiplerin ortak dil, karşılıklı güven ve öngörülebilir iş akışı oluşturduğu açıktır. Türkiye’de cerrahi ekip çalışanlarıyla yapılan bir araştırmada da ekip çalışması tutumunun iş doyumu ve birimden ayrılma niyetiyle ilişkili olduğu gösterilmiştir.[11] Zira ekip sürekliliği yalnızca ameliyatın hızını değil, çalışan bağlılığını ve güvenli iletişim kültürünü de etkiler.
Hukuki açıdan konu daha da önemlidir. Anayasa’nın 56. maddesi devlete sağlık hizmetlerini planlama ve hizmetin gereklerine uygun biçimde yürütülmesini sağlama ödevi yüklemektedir [9]. Bu ödev yalnızca bina, cihaz ve sarf malzemesi temininden ibaret değildir. Doğru personelin doğru yerde görevlendirilmesi, görev için gerekli eğitimin verilmesi, yetkinliğin doğrulanması ve çalışanların gözetilmesi de sağlık hizmetinin organizasyonuna dâhildir.
Burada önemli bir ayrım yapmak gerekir: Bir hemşirenin farklı birime görevlendirilmesi tek başına ve her durumda hasta güvenliği ihlali sayılmaz. Ancak görevlendirilen kişinin o birimin gerektirdiği güncel bilgi ve becerilere sahip olmadığı bilindiği hâlde, uygun oryantasyon ve gözetim sağlanmadan sürekli görevlendirme yapılması öngörülebilir bir güvenlik riski yaratır. Bu risk somut bir zarara dönüştüğünde tartışma yalnızca hemşirenin bireysel kusuru üzerinden yürütülemez; idarenin personel planlaması, eğitim, denetim ve görev dağılımındaki organizasyon kusuru da incelenmelidir.[2]
Kendi bilimsel çalışmamda ameliyathanede yabancı cisim unutulması vakalarını Türk yargı kararları ışığında incelerken, ameliyathane hemşiresinin sorumluluğunun sayım yapmaktan ibaret olmadığını; ekip koordinasyonu, kayıt, belgelendirme ve kurumsal organizasyon koşullarıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurgulamıştım.[1] Aynı yaklaşım görevlendirme bakımından da geçerlidir. Kurum, birim boşluğunu kapatmak için uzmanlık bilgisini göz ardı edip sonrasında ortaya çıkan bütün sonucu hemşirenin kişisel kusuruna yükleyemez.
ABD’deki NCLEX örneği de burada doğru okunmalıdır. NCLEX bir ameliyathane uzmanlık sınavı değil, mesleğe giriş düzeyindeki hemşirenin güvenli uygulama için gerekli asgari bilgi, beceri ve klinik karar verme yeterliliğini ölçen lisanslama sınavıdır.[6] Bununla birlikte verdiği mesaj önemlidir: Modern sağlık sistemi yalnızca “diploması var mı?” diye sormaz; “bu görevi güvenli biçimde yapabilecek yetkinliği var mı?” sorusunu da sorar.
Sorulması gereken sorumuz şudur: Sağlık hizmetini , personeli her yere kaydırarak mı güçlendireceğiz, yoksa çalışanı uzmanlaştığı alanda tutup gerektiğinde planlı ve güvenli geçiş modelleri kurarak mı?
Kanaatimce cevap açıktır. Hemşireyi her alana eklenen bir kadro numarası gibi görmek kısa vadede çizelgeyi tamamlayabilir; fakat uzun vadede mesleki birikimi aşındırır, ekip kültürünü zayıflatır ve hasta güvenliği açısından yeni riskler üretir.
Sonuç olarak ameliyathaneler yalnızca bir çalışma alanı değildir. Orası sterilite, teknoloji, zaman yönetimi, iletişim ve hukuki sorumluluğun aynı anda işlediği bir cerrahi ekosistemdir. Bu ekosistemin içinde yetişen ameliyathane hemşiresi de yalnızca “her yerde çalışabilecek bir personel” değil; yıllar içinde edinilmiş bilgi, mesleki refleks ve deneyimin taşıyıcısıdır.
Onu doğru yerde tutmak ve uzmanlaştırmak bir ayrıcalık tanımak değildir.
Hasta güvenliğini korumaktır.
KAYNAKLAR
- Coşkun İ. Türk Yargı Kararları Işığında Cerrahi Müdahalelerde Yabancı Cisim Unutulması ve Ameliyathane Hemşiresinin Hukuki Sorumluluğu. BUFLR [Internet]. 2026;7(13):72-95. Available from: https://dergipark.org.tr/en/pub/buhfd/article/1915423
- Eroğlu Durkal M, Üşenmez H. Yargı Kararları Işığında Türk Hukukunda Sağlık Hizmetinin Yürütülmesinde Ortaya Çıkan Organizasyon Kusurları. Erciyes Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi. 2023;18(2):858-930.
- Gillespie BM, Chaboyer W, Wallis M, Chang HYA, Werder H. Operating theatre nurses’ perceptions of competence: a focus group study.
- Ingvarsdottir E, Halldorsdottir S. Enhancing patient safety in the operating theatre: from the perspective of experienced operating theatre nurses.
- Koh RYI, Park T, Wickens CD. An investigation of differing levels of experience and indices of task management in relation to scrub nurses’ performance in the operating theatre: analysis of video-taped caesarean section surgeries.
- National Council of State Boards of Nursing. 2023 NCLEX-RN Test Plan
- Bkz: Sağlık Bakanlığı Eğitim ve Sertifikasyon Daire Başkanlığı. Hemşirelik Sertifikalı Eğitim Programları.
- Sirevåg I, Tjoflåt I, Hansen BS. A Delphi study identifying operating room nurses’ non-technical skills. J Adv Nurs.
- Bkz: Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, m. 56
- Witmer HDD, Dhiman A, Jones AD, Laffan AM, Adelman D, Turaga KK. A systematic review of operative team familiarity on metrics of efficiency, patient outcomes, cost, and team satisfaction.
- Yıldız E, İntepeler ŞS. Cerrahi ekiplerde ekip çalışması tutumunun iş doyumu ve işten ayrılma niyeti üzerine etkisi. Etkili Hemşirelik Dergisi.

