Sağlık Çalışanları Neden Daha Az Çalışmalı

İlker Coşkun avatarı
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
featured

Değerli okurlarım,

Bir sağlık çalışanının hayatında dinlenmeye ne kadar yer var? İşten çıktıktan sonra eve ulaşmak, yemek hazırlamak ve ertesi güne yetişebilmek arasında kalan zamanı gerçekten kendimize ait sayabilir miyiz? Bu soruyu bir ameliyathane hemşiresi olarak soruyorum. Çünkü mesaimiz bittiğinde yorgunluğumuz hastanenin kapısında kalmıyor..

Ben sağlık çalışanlarının daha az çalışması gerektiğini düşünüyorum. Ailesine, sevdiği insana ve kendi hayatına zaman ayırabilen bir hemşirenin mesleğini daha uzun süre isteyerek sürdürebileceğine inanıyorum. İnsan, yalnızca ertesi gün yeniden çalışabilecek kadar dinlenmek için yaşamamalı.

Önce sık tekrarlanan sekiz saat meselesini açıklığa kavuşturalım. 657 sayılı Kanun, memurlar için genel haftalık çalışma süresini 40 saat olarak düzenliyor. Özel sektörde İş Kanunu kapsamındaki çalışanlar için genel haftalık normal çalışma süresi ise en çok 45 saat. Sürelerin dağılımı ve kesintisiz hizmetin gerektirdiği çalışma düzenleri ayrıca değerlendiriliyor.[1,2] Dolayısıyla bütün sağlık çalışanlarının aynı saatlerde çalıştığını söyleyemeyiz. Fakat bir sürenin mevzuatta yer alması, o sürenin her işin yüküne ve insanın dayanıklılığına en uygun süre olduğunu da göstermiyor.

Ameliyathanede gündüz çalışan bir hemşireyi düşünelim. Nöbeti yoksa haftanın beş günü hastaneye geliyor. Hazırlık, ameliyatın takibi, steril alanın korunması ve sayımlar boyunca dikkatini kesintisiz sürdürmesi gerekiyor. Mesainin sonunda başlayan bir vaka ya da geciken devir, eve dönüş saatini de değiştirebiliyor. Takvimde sekiz saat görünen günün ne kadarının gerçekten mola verilerek geçirildiğini de konuşmamız lazım.

Diğer yandan başka sahalarda nöbet usulü çalışan bir arkadaşımızın listesinde art arda boş günler görebiliyoruz. Dışarıdan bakınca daha az çalışıyor gibi görünebilir. Oysa işe gelinen gün sayısı, toplam iş yükünü tek başına anlatmaz. Üç kez 12 saat çalışmak 36 saat eder. İki kez 24 saat hastanede bulunmak ise takvimde iki gün görünse de 48 saatlik bir zaman dilimidir. Bunlar bütün kurumlara uygulanabilecek hukuki çalışma modelleri değil, gün sayısının neden yanıltıcı olabildiğini gösteren örnekler. Fiili çalışma, gerçek molalar, gece nöbetlerinin  yükü ve dinlenme aralıkları birlikte değerlendirilmelidir.

Bu nedenle daha az gün işe gelme önerisini, uzun nöbetleri çoğaltarak hayata geçirmeyi doğru bulmuyorum. Rogers ve arkadaşlarının 393 hastane hemşiresiyle yaptığı araştırmada, 12 saati aşan vardiyalar, fazla mesai ve haftada 40 saatin üzerinde çalışma daha yüksek hata riskiyle ilişkili bulundu.[3] Birkaç boş gün elde etmek uğruna çalışma günlerini ağırlaştırmak, savunduğumuz dinlenme hakkını kağıt üzerinde bırakabilir.

Avrupa’nın 12 ülkesinde 31 bini aşkın hemşirenin katıldığı başka bir araştırma da benzer bir uyarı yapıyor. En az 12 saatlik vardiyalarla çalışanlarda, sekiz saat veya daha kısa çalışanlara göre tükenmişlik, iş doyumsuzluğu ve işten ayrılma niyeti daha yüksek bulundu.[4] Bu gözlemsel bulgu tek başına neden sonuç ilişkisini kanıtlamaz elbette. Yine de uzun vardiyaları herkes için iyi bir çözüm saymadan önce üzerinde durmayı hak ediyor.

Peki çalışma süresini gerçekten azaltırsak ne olur? Schiller ve arkadaşlarının 580 kamu çalışanını kapsayan araştırmasında, ücret korunarak haftalık çalışma süresi yüzde 25 azaltıldı. On sekiz aylık izlemde uyku ve algılanan stres bakımından olumlu, büyüklüğü sınırlı etkiler görüldü.[5] Çalışma yalnızca hemşirelerden oluşmuyor ve hastanelerde üç günlük haftanın kesin başarısını göstermiyor. Buna rağmen dinlenmeye ayrılan zamanın çalışan açısından somut bir karşılığı olabileceğini ortaya koyuyor.

Kanaatimizce Türkiye’de de bu ihtimal ciddi biçimde ele alınmalı. Uygun birimlerde, gerekli hukuki düzenlemeler ve personel planlamasıyla, ücret kaybı yaratmayan daha kısa çalışma haftaları denenebilir. İlk aşamada dört gün sekizer saatlik, toplam 32 saatlik bir düzen değerlendirilebilir. Benim üzerinde düşünülmesini istediğim daha ileri seçenek ise haftada üç gün sekizer saat çalışma ve dört gün dinlenmedir. Bunun 24 saatlik bir hafta anlamına geldiğinin ve önemli bir istihdam ihtiyacı doğuracağının farkındayım. Bu, bugün herkesin kullanabileceği mevcut bir hak değil, sonuçları ölçülerek tartışılması gereken bir politika önerisidir.

Hastanenin hizmeti elbette kesintisiz  devam edecek. Bunun için aynı kişiyi daha uzun süre çalıştırmak yerine birbirini güvenle devralabilen yeterli ekiplerin kurulması gerekir. Ameliyathanede mola ve vardiya değişimini karşılayacak, ilgili branşa hakim hemşireler bulunmalı. Bir çalışanın dinlenme günü, diğerinin zorunlu fazla mesaisine dönüşmemeli. Çalışma listeleri de insanların hayatını planlayabileceği kadar erken ve öngörülebilir hazırlanmalı.

Önerilen model, kesintisiz sağlık hizmetinin gereklilikleri ve birimlerin iş yükü dikkate alınarak farklı sağlık meslekleri bakımından ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Özellikle yoğun ve yüksek riskli birimlerde pilot uygulamalar yapılarak sonuçlar izlenmelidir.

Özel hastanelerde de mesele ücret düşürülerek çözülemez. Geliri azalan bir hemşire ikinci bir işte çalışmak zorunda kalıyorsa dinlenme amacına ulaşamayız. Aynı şekilde daha kısa mesaiye aynı sayıda işi sıkıştırmak da çözüm olmaz. Çalışma süresi, iş yükü ve çalışan sayısı birlikte yeniden düzenlenmelidir.

Böyle bir uygulamanın maliyeti sorulacaktır. Haklı bir sorudur. Ancak değerlendirmede yalnızca yeni personelin ücretini değil, fazla mesaiyi, hastalık nedeniyle işe gelememeyi ve deneyimli çalışanı kaybetmenin maliyetini de hesaba katmalıyız. Daha kısa çalışmanın ekonomiye mutlaka kazanç sağlayacağını bugünden söyleyemeyiz. Bunu pilot uygulamalarda hasta güvenliği, bekleme süreleri, çalışan memnuniyeti ve toplam maliyet üzerinden ölçebiliriz. Benim beklentim, dinlenebilen ve meslekte kalmak isteyen çalışanların sağlık sistemine daha sürdürülebilir bir katkı sunmasıdır.

Bu noktada bazı okurlarımızın “Hafta sonu tatili ve yıllık izni var, daha ne kadar dinlenecek?” diyeceğini tahmin ediyorum. Fakat hafta tatili ile yıllık izin aynı ihtiyacı karşılamıyor. Hele sağlık hizmetlerinde cumartesi ve pazar herkes için ortak tatil günleri de değil. Nöbetten sonraki günün önemli bir kısmı uyuyarak ve bedensel yorgunluğu gidermeye çalışarak geçiyorsa o günü gerçek anlamda boş gün saymak güçtür. Gündüz çalışan biri bakımından da iki günlük hafta sonu çoğu zaman çamaşır, ütü, temizlik, alışveriş ve bir sonraki haftanın hazırlığı arasında tükeniyor. İnsan ancak yapılması zorunlu işleri tamamladıktan sonra dinlenmeye başlayabiliyor. Yıllık izin ise haftalık dinlenmenin yerine geçen bir ayrıcalık değil, yıl boyunca biriken bedensel ve zihinsel yükten uzaklaşmayı sağlayan ayrı bir haktır.

 

Ülkeler arasındaki uygulamalara bakıldığında da izin hakkının yalnızca “işe gelinmeyen birkaç gün” olarak görülmediği anlaşılıyor. Türkiye’de 657 sayılı Kanun’a tabi kamu görevlilerine hizmet süresine göre 20 veya 30 gün yıllık izin verilirken, özel sektörde bu süreler kıdeme göre en az 14, 20 ve 26 iş günüdür.[6,7] Finlandiya’da kamu sağlık çalışanlarının da kapsamına girebildiği SOTE ve HYVTES düzeninde yıllık izin hizmet süresine göre 23 günden 38 iş gününe kadar çıkabilmekte, 38 günlük izin beş günlük çalışma düzeninde yedi haftayı aşan bir dinlenmeye karşılık gelmektedir.[8] Birleşik Krallık Ulusal Sağlık Sisteminde yıllık izin göreve başlarken 27 iş günü olup beş yılın ardından 29, on yılın ardından 33 güne yükselmekte ve bunlara ayrıca sekiz genel tatil günü eklenmektedir.[9] Almanya federal kamu hizmetinde ise beş günlük çalışan kamu görevlileri ve kamu çalışanları için yıllık izin 30 iş günüdür.[10] Elbette ülkelerin izin günlerini hesaplama biçimleri birbirinden farklıdır ve bu rakamları doğrudan yarıştırmak doğru olmaz.

Ancak karşılaştırma bize şu gerçeği gösteriyor: Sağlık çalışanına daha uzun ve gerçekten kullanılabilir dinlenme zamanı tanımak, sağlık hizmetinin karşısında değil, sürdürülebilirliğinin yanında duran bir tercihtir.

Kanaatimizce sağlık çalışanları için yıllık izin hakkı, kıdem ve birimin risk düzeyi dikkate alınarak en az 30–40 fiili iş gününe çıkarılmalı, hafta tatilleri ve nöbet sonrası dinlenmeler bu süreden ayrı tutulmalıdır. Yıllık toplam dinlenme süresinin 40-50  güne ulaşması ise yıllık iznin tek başına artırılmasıyla değil, daha kısa çalışma haftası, gerçek nöbet ertesi izni ve öngörülebilir çalışma listelerinin birlikte uygulanmasıyla sağlanmalıdır

Değerli okurlarım, sağlık çalışanının boş günü de kendisine aittir. O günü yalnızca yorgunluğunu gidererek geçirmek zorunda kalmamalı. Çocuğuyla vakit geçirebilmeli, sevdiğiyle bir plan yapabilmeli, isterse hiçbir şey yapmadan oturabilmeli. Bunları istemek, mesleğini daha az önemsemek değildir.

Hastalarımıza zaman ayırırken kendi hayatımızı sürekli ertelemek zorunda olmamalıyız. Sağlık çalışanları daha az çalışmalı. Bu ihtimali konuşmaya başlamak için hepimizin tükenmesini beklemeyelim.


Kaynakça

  1. Türkiye Cumhuriyeti. Devlet Memurları Kanunu, Kanun No. 657. Madde 99 ve 101.
  2. Türkiye Cumhuriyeti. İş Kanunu, Kanun No. 4857 , Madde 63. Ayrıca: İş Kanununa İlişkin Çalışma Süreleri Yönetmeliği. Madde 4–5.
  3. Rogers AE, Hwang WT, Scott LD, Aiken LH, Dinges DF. The working hours of hospital staff nurses and patient safety. Health Aff (Millwood). 2004;23(4):202–12. doi:10.1377/hlthaff.23.4.202.
  4. Dall’Ora C, Griffiths P, Ball J, Simon M, Aiken LH. Association of 12 h shifts and nurses’ job satisfaction, burnout and intention to leave: findings from a cross-sectional study of 12 European countries. BMJ Open. 2015;5(9):e008331. doi:10.1136/bmjopen-2015-008331.
  5. Schiller H, Lekander M, Rajaleid K, Hellgren C, Åkerstedt T, Barck-Holst P, et al. The impact of reduced worktime on sleep and perceived stress – a group randomized intervention study using diary data. Scand J Work Environ Health. 2017;43(2):109–16. doi:10.5271/sjweh.3610.
  6. Türkiye Cumhuriyeti. Devlet Memurları Kanunu, Kanun No. 657.Madde 102.
  7. Türkiye Cumhuriyeti Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı. İş Kanunu sıkça sorulan sorular: yıllık ücretli izin süreleri [Erişim tarihi: 9 Eylül 2026. Erişim adresi: https://www.csgb.gov.tr/sikca-sorulan-sorular/calisma-genel-mudurlugu/%C4%B1s-kanunu/
  8. Local Government and County Employers KT. KVTES 2025–2028, Chapter IV: Annual leave [İnternet]. 2025. Erişim tarihi: 9 Eylül 2026. Erişim adresi: https://www.kt.fi/sopimukset/kvtes/2025-2028/vuosiloma
  9. NHS Employers. Public holidays and time off in lieu guidance [İnternet]. 2025. Erişim tarihi: 9 Eylül 2026. Erişim adresi: https://www.nhsemployers.org/articles/public-holidays-and-time-lieu
  10. Federal Ministry of the Interior. The federal public service: an attractive and modern employer [İnternet]. Berlin: Federal Ministry of the Interior; 2026. Erişim tarihi: 9 Eylül 2026. Erişim adresi: https://www.bmi.bund.de/SharedDocs/downloads/EN/publikationen/2026/BMI25078-oeffentlicher-dienst-bund-en.pdf?__blob=publicationFile&v=1

Çevrim içi kaynaklara erişim: 9 Eylül 2026.

Sağlık Çalışanları Neden Daha Az Çalışmalı
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Sağlık Haberi | Sağlık Personeli Haberleri, Atama ve Maaş Tabloları ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Şu an sitede
kişi
aktif